
Gece.
Kırmızı bir kaydırak üzerinde oturan ben. Seni düşünüyorum.
Ve tüm yıldızlar üzerime geliyorlar birlikte. Ne kadar da çoklar… Nasıl da parlıyorlar.
Sen de görebilirsin işte bak. Esen rüzgar senin de tüylerini diken diken edebilir. Sen de ürperebilirsin ve saçlarında hissedebilirsin onu. Sadece, burada benimle olmaz…
Yalnız olman lazım.
Kanunsuz bir şehirmiş burası ve ben de bu kanunsuzluk içinde, kanunsuzluğa karşı bir düzen oluşturma çabası içerisindeyim… Kendimce… Ve bu kendimce olma durumu çok çekici geliyor sizlere. Siz hiç kendiniz olamıyorsunuz ya!
Destekleyenim çok ancak, inançları yetmiyor her zaman.
O kadar yalnızım ki…
Bu şehir, boğuyor beni… Bu insanlar(?), bu huzursuzluk, bu renksizlik ve tekdüzelik.
Birileri bir şeyler anlatırken ağızlarını izliyorum sürekli ve seslerini duyamıyorum çoğu zaman. Sesi kısılmış bir televizyonu seyrediyor gibiyim, ancak bunların kumandası bende değil. Onları dinliyor gibi görünürken, aklımda dolanan düşünceleri okuyorum. Sanki altyazı gibiler.
Altyazı: oysa ben seninle konuşurken sesini duyuyorum. Galiba senin dışındaki herkesle yalnız olacağım. Altyazılarım ve sessizce konuşan ağızlarım ile.
Görüntüleri aklıma geldikçe acıyorum onlara. Onları duymayışımı fark etmeleri halinde ne yapacaklarını düşünüyorum. Daha çok bağırırlardı sanırım. Duy beni! Hey!
Duymak mı? İlk önce dinlemem lazım değil mi? Hah..
Kusra bakmayın. Ben sizi hiç gözlemlemedim. Benim bedenim ve ruhum aynı yerde değil çoğu zaman. Tutamıyor sizin hayatlarınızda olup bitenler beni aynı yerde. Bakışınızdan anlamıyorum söylemek istediklerinizi. Gülüşünüzden çıkaramıyorum gerçek olup olmadığınızı. Sesiniz sizi ele vermez merak etmeyin. Duymuyorum nasılsa! Yoksunuz hiç. Çizgi filmsiziniz siz. Hayal olamayacak kadar gereksizsiniz aynı zamanda. Aslı şu ki, sizi size anlatacak mecalim yok. Yorgunum. Tükettiniz. Sömürdünüz. Hatta aranızda paylaştınız.
Kova kova taşıdınız beni oradan oraya. Koşarken hep döktünüz yarımı. Yürümeniz bile eğri büğrü zaten. Savsaksınız, önem vermiyorsunuz, aleladesiniz siz!
Delilik, illaki ağızdan salya akıtarak etrafta danalar gibi koşturmak değildir. Hem fikir miyiz? Pekala.
O zaman şunu da öğrenin.
Hepiniz birer delisiniz!
Bir baykuş öttü şimdi. Saat 01:06
Bir daha ses çıkarmadı. Kime ne demek istedi acaba? Fikri olan?
Evet biliyorum tamamen deli zırvası. Ancak yazmazsam çıldıracağım.
Anlamıyor musunuz? Size benzemekten çok korkuyorum. Çok!
Ancak şimdi sen olsan burada, yanımda…
Dursan hep, durağan olsan.
Hiçbir şey söylemesen saatlerce ve bu aramızdaki en iyi konuşma olsa…
Anlasak!
Konuşmadan duysak sesimizi altyazılarımız olmadan.
Kelimelerle açıklamadan..
Kırıp dökmeden, incitmeden…
Gerçekten orda olsak. O anı yaşasak.
Hatta belki ölsek.
Sonsuz olsak…
Uyusak.
Kim?

0 yorum yaz!:
Yorum Gönder