27 Ağustos 2007 Pazartesi

Kendimle kalışlarımdan...

Her günümü bir film karesi gibi yaşarken, aklımdan geçen düşünceleri sadece ben biliyordum.

Yalnızlık ya da birliktelik üzerine…

Gülmek ya da ağlamak üzerine…

Yaşamak ya da ölmek üzerine…

Düşüncelerim kayıp giderken, onları hiç tutamadım.

Kimse sizi görmezken ya da duymazken ya da umursamazken…

Varlığınızın en ufak bir önemi bile yokken…

İyi hissettiğiniz bir yerde, sadece yanan sigaranızın sesini duyarken düşündüklerinizden bahsediyorum.

Kendinizle konuşmanızdan.

Durmadan.

Hayır demelerinizden.

Evet demelerinizden.

Bilmiyorum demelerinizden.

Sadece düşünmenizden bahsediyorum.

Eylemsiz.

Tutkusuz.

Masum.

Kendiliğinden.

Akıveren.

Sonsuzca.

Kendinizin farkına vardığınız nadir anlardan.

Dünyanın farkına vardığınız anlardan.

Rüzgarın, seslerin, kokuların, serinliğin ya da sıcağın…

Bu kadar hissedilebilir olmasından.

Hepsinin ahenginden.

Hissedebiliyor olmanızdan bahsediyorum.

Hafta içi sabahlarından değil, hafta sonu sabahlarından bahsediyorum.

Kafanızda binlerce yapılacak şey uçuşmazken düşündüklerinizden.

Sadece nefes alışlarınızı hissetiğiniz anlardan.

Hiçlikten bahsediyorum.

Basitlikten.

Sadelikten.

Sessizlikten bahsediyorum.

Durup dururken aklınıza ilginç düşüncelerin, soruların doluşmasından bahsediyorum.

Kimsenin aklına gelmeyecek gibi görünen…

Sadece sizin aklınızda olan…

Dünya tüm hızıyla dönmeye devam ederken…

Sizin o an durup, o düşüncelerle oyalanmanızdan bahsediyorum.

Dalıp gitmiş, uzaklarda halinizden.

Kimse duymazken.

Konuşmalarınızdan.

Çelişkilerinizden.

Anlamalarınızdan.

Anlamamalarınızdan.

Kabullenişlerinizden.

Sakin, saf seslerinizden bahsediyorum.

Gözlerinizi kapayıp o anı “yaşamanızdan” bahsediyorum.

Akıp gidişini hissetmenizden…

Sonra gözlerinizi açıp etrafa şöyle bir bakmanızdan…

Soluklarınıza anlam katmalarınızdan…

Sigaranıza bakmanızdan…

Yanışını izlemenizden bahsediyorum.

Hayatı durdurmanızdan, onu varlığınız ve tüm anlamlarınızla kutsamanızdan bahsediyorum.

Kimse sizi görmezken ya da duymazken ya da umursamazken…

Birini ya da birilerini düşünürken değil…

Herkesi ya da hiç kimseyi düşünmenizden bahsediyorum.

Size özel olanları değil.

Tanıdık olmayanları düşünmelerinizden.

Eğerlerinizden değil.

Acabalarınızdan bahsediyorum.

İçinde keşke ya da iyi ki olmayan düşüncelerinizden…

Yaşamadığınız bir hayatın eteklerindeki düşüncelerinizden bahsediyorum.

Yalnız.

Sessiz.

Sade.

Basit.

Siz olduğunuz anlardan.

Kavrayın o düşünceleri.

Bırakmayın.

Peşlerine düşün.

Tutunun.

Sarılın.

Öpün.

Koklayın.

Yaşayın.